Mirastan Mal Kaçıranların Pişmanlık Yaşadığı Hata

Mirastan Mal Kaçıranların Pişmanlık Yaşadığı Hata

Mirastan Mal Kaçıranların Pişmanlık Yaşadığı Hata

Mirastan mal kaçırma, miras hukukunda yasal mirasçılar arasında yaşanan uyuşmazlıkların temel konularından biridir. Hukuk sistemimizde “Mirastan mal kaçırma” kavramı açık ve net bir şekilde kullanılmasa da Yargıtay içtihatları ile miras hukukunda esas alınan bir uygulama halini almaktadır. Miras hakkının veya kişilerin miras payından alacaklarının kaçırılması söz konusu olduğunda, mirası kimin kaçırdığı da gündeme gelen bir konudur. İşte mirastan mal kaçıranların pişmanlık yaşadığı hata da tam bu hususta yaşanmaktadır.

Mirastan mal kaçırma hukuksuzluğunu gerçekleştiren iki farklı kişi olabilir. Bunlar, murisin ta kendisi veya mirasçılardır. Murisin, mirastan mal kaçırma hukuksuzluğunu nasıl icra ettiğine bakılacak olursa; muris yani miras bırakan, ölmeden önce birtakım işlemler yaparak bazı yasal mirasçılarını mirasından mahrum kaçırmak isteyebilir. Bu durumda mirası kaçıran, diğer bir deyişle müstakbel terekesini kasten azaltan murisin kendisi olmaktadır.

Öte yandan muris yani miras bırakanın ölümünün ardından diğer yasal mirasçılarından biri, miras payı hakkı bulunan diğer mirasçıların haklarını gasp ederek onları mirastan mahrum bırakmak isteyebilmektedir. Miras hukukunda sıklıkla görülen bu tür hukuksuzluklara örnek olarak; muris öldükten sonra evdeki eşyaların zimmete geçirilmesi, vekalet alarak banka hesabından para çekilmesi ve murisin gayrimenkullerinin üçüncü şahsa devredilmesi verilebilir.

Mirastan Mal Kaçırma Olayında Yaşanan Trajikomik Hata

Mirastan mal kaçırma konusunda yaşanan somut olayda miras bırakan M’nin A ve B isminde iki yeğeninden başka hiçbir yasal mirasçısı yoktur. A, dayısı M ile yakından ilgilenirken B ise onun halini hatırını hiç sormayan hayırsız biridir. Bunun üzerine M tüm mirasını A’ya bırakmak istemektedir. Harekete geçen M ölümünden bir sene evvel tüm mal varlığını tapuda satış göstermek suretiyle A’ya devreder.

M’nin bu mirastan mal kaçırma olayında çok yanlış hareket ettiği aşikardır. Çünkü ölümünün ardından yasal mirasçı B, muris muvazaası davası açarak A’ya karşı büyük ihtimalle davayı kazanacaktır. Bu durumda da M’nin hayattayken yapmış olduğu tüm girişimler boşa çıkacak, tüm malvarlığının yarısı sevmediği B’ye gidecektir.

M’nin Ne Yapması Gerekirdi?

Somut olayda B’nin hukuken saklı paylı mirasçı olmadığı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu durumda M, terekesinin tamamı üzerinde yani miras bırakacağı tüm malvarlığı üzerinde serbestçe tasarruf etme, dilediği gibi satışını veya devrini gerçekleştirme ya da bağılama hakkına sahiptir. Bu durumda M sahip olduğu mal varlığını A’ya satmak yerine bağışlamış olsaydı B’nin bu durumda hukuken hiçbir talebi olamazdı.

AVUKATA İLK SORUYU SİZ SORMAK İSTER MİSİNİZ?

BİZE ULAŞIN